Tarihsel Konumu
Marmaris coğrafi konumu nedeniyle Akdeniz ve Ege Denizi'nin birbirine kavuştuğu yerde, önemli bir liman ve sahil kentidir. İlk çağdan günümüze kadar Ege ve Akdeniz arasında önemli bir geçiş noktası olmuştur. Gerek Marmaris'in gerekse çevresinin kıyı yapısının çok girintili çıkıntılı olması iyi korunmuş koyları ve limanları bulunması bu bölgenin Asya, Avrupa ve Afrika arasında önemli bir bağlantı noktası olmasını sağlamıştır.
Yüzyıllar süren Karya tarihi içinde yer alan Marmaris ve çevresi, Rodos ve Mısır arasındaki ticari yol nedeniyle bir deniz üssü haline gelmiş, zaman zaman diğer Ege limanlarına rakip olabilmiştir. Hatta bu konumu yüzünden sahillerden uzak ve denize ulaşmak isteyen kentlerin istilalarıyla da karşı karşıya kalmıştır.
Tarihte Karya Bölgesi ve Dönemi
Karya bölgesi yaklaşık olarak bugünkü Muğla ilini kapsayan topraklar üzerindeydi diyebiliriz. Ancak bu bölgede Karya'lılardan önce hangi halkların yaşamış olduğu hakkında kesin bir bilgiye sahip değiliz. Bazı tarihçilere göre İÖ 2000'lerde ve belki daha önceleri yaşayan Luviler bu bölgenin yerli halkıydı. Karyalılarla Lelegler de bunlardan sayılır.
Karya'lılar güçlendikten sonra Finikelilerin egemenliğindeki Rodos adasını zorlu savaşlar sonunda ele geçirdiler. Daha sonra Delos dahil bütün Ege adalarını fethettiler(İÖ 3000) ve kısa bir süre sonra da Girit'e ve Minos'a egemen oldular.
Karya'lıların bu egemenliği Minos Kralı Mene zamanına kadar sürdü; ancak Mene uzun mücadeleler sonunda Karya'lıları Girit topraklarından atmayı başardı. Karya'lılar adalardaki egemenliklerini bırakıp Anadolu yarım adasınadöndükten sonra uzun bir süre toparlanamamış, çevredeki bazı halkların saldırısına uğramış, onların egemenlikleri altına girmiş, ama yine de Marmaris'i ellerinde tutmayı başarmışlardır.
Karya Bölgesine İlk Gelenler
Bazı kaynaklara göre Karya'dan önce Finike diye adlandırılan Ege kıyılarına kimi göçebe kavimler yerleşmiştir. Marmaris'ten Efes'e kadar uzanan bu bölgeye egemen olan ve bu bölgeye Leleglerle birlikte yerleşen Sesif'in torunu Kasira Avr'ın adından dolayı yöreye Karisa adı verilmiştir. Yine bu yöreye bu kavimden, başlarında sorguç, ellerinde iki kulplu kalkan olan başka bir kavmin de egemen olduğu bildirilmektedir.Bu kavim çok eskiden beri "Argos"ta egemen olan İnakuos'un torunu Kar'ın başkanlığında buralara gelip yerleşmiştir. İşte bundan sonra bu yöre onun adıyla Karya olarak anılmaya başlanmıştır.(İÖ 3400)
Heredotos'a göreyse Karya'lılar kendilerinin Girit'ten geldiği söylentisini kabul etmezler ve her zaman anakara olan Karya'da yaşamış oldukalrını, Karya'lı olarak bilindiklerini söylerler. Ünlü tarihçiler Heredotos ve Homeros, Karya'lıların Milet ve Mikale dağı çevresinde toplandıklarını ve burada yerleşmiş olduklarını kabul ederler. Bu Karya kentleri Heredotos ve Homeros'un yaşadığı dönemde iyon birliği üyesi Yunan kentleriydi.
Mısırlılar ve İskitler Dönemi
Karya'ya kısa bir süre hakim olan Mısır'lıların egemenliğini İskitlerin egemenliği izlemiştir. Yöreye egemen oldukları süre içerisinde İskitler çevrede dokuz kent kurmuşlar, sınırlarını Ege denizinden Asurlular'ın sınırına kadar genişletmişlerdir. Başka bir kaynak İskitler'den sonra Asur'luların bu bölgeye egemen olduklarını belirtir.
Karya'lılar Troya Savaşlarında
Asur egemenliğinden kurtulan Karya'lılar, Homeros'un uzun uzun anlattığı tahta atıyla ünlü Troya savaşlarına bazı Asyalı kavimler gibi asker göndererek katılmışlardır. Diğer bir rivayete göre ise İÖ 1209 yılında Troya'lıların savaşı kaybetmesi sonucu Karya'lılar da mağluplar arasında yer almıştır. Troya savaşından sonra Yunanistan'da meydana gelen huzursuzluk ve savaşlar nedeniyle Ege adalarına ve sahillerine bir takım yeni istilacılar gelmiş ve yeni koloniler kurmuşlardır.
Yeni Kloniler
Eolyalılar : Bu yeni istila hareketini başlatan Eolya'lı Orest (İÖ 1124) Misya ve Karya'nın bir bölümüne egemen olmuştur.
İyonyalılar : Eolya'lılardan sonra ikinci istila hareketi İyonya'lılar tarafından İÖ 1044 yıllarında iki koldan yapılmıştır. Birinci kol kralın oğlu Andruklos tarafından Efes yöresine ikinci kolsa Milet çevresine yerleşmiş ve böylece İyonya'lılar bölgede egemenliklerini kurmuşlardır.
Dorlar :Dorlar'ın istila hareketiyse zaman içinde Peloponnes'le diğer adalara ve kıyılara savaşsız bir şekilde olmuştur. Dorlar İÖ 10000 yıllarında Karya'nın güney yöresini, İstanköy ve Rodos adalarını egemenlileri altına almışlardır. Yörede 9 şehir kurmuşlar, bunlardan Knidos ve Halikarnassos en önemlileri olmuştur.
Karya-Lidya İlişkileri
Karyalılarla Lidyalıların oldukça eskiye dayanan bir yakınlıkları ve ilişkileri vardır; Lidya Karya'lı yöbeticiler tarafından yönlendiriliyordu. Yine Lidya'lıların en görkemli dönemi olan Heraklitler döneminde orduda anadolunun en savaşçı askerleri olarak tanınan ve at üzerinde savaşabilen Karya'lılar bulunuyordu.
Lidya Krallağı'nın Karya'lılara geçmesi konusunda çeşitli rivayetler vardır. Bunlardan birinde Lidya'daki Karya'lı askerler tarafından düzenlenen bir isyan içinde Kraliçe Niza'nın da bulunduğu söylenir. Bu isyan sonunda Karya'lı Daskiloğlu Kigi Lidya'ya Kral olunca Karya'lılarla birlik olup Lidya topraklarında bulunan İyonya'lılar bu topraklardan atmıştır. Bir Karya'lı anneden olan Lidya'lıların son Kral'ı Krezüs döneminden Likya ve Kilikya dışında Karya ve Anadolu egemenliğine girmiştir (İÖ 560).
Perslerin Lidya ve Karya'ya Egemen Olması
Lidya kralı Krezüs İÖ 546 yıllarında Med kralı Kiros'a karşı koyamamış. 14 günlük bir kuşatma altında kaldığı Sart şehrinde Perslere teslim olmuştur. Lidya ile birlikte Karya'nın da egmenliği Perslere geçmiştir (İÖ 546).
Karya'da Satraplar Dönemi
Persler işgal ettikleri yerleri tayin ettikleri satraplarla yönetiyorlardı. Perslere vergi ödeyen bu satraplar egemenliklerini istedikleri gibi sürdürüyorlardı. Karya çevresinde henüz teslim olmamış kentler vardı. Pers Kral'ı Karya Satrabı Harpagos'u bunların üzerine yolladı. Bu kentlerden biri de Kaunos idi. Kaunos'lular savaşa hazır olduklarından .
büyük bir direniş gösterdilerse de işgale engel olamadılar. Karya'lılarsa o dönemde güçlü olmalarına rağmen hiç beklenmedik bir şekilde küçük bir kaç direniş dışında teslim oldular.
Daryus (Dara ya da Darius)
İÖ 525 yılında Mısır'ı zapt ederek Anadolu dönen Pers kralı Kambis yolda ölünce Onun yerini alan Ansan Prensi Daryus ordunun başına geçerek yönetimi eline almıştır. Diğer taraftan Pers'lere karşı bir isyan hareketi başlatan ve Atina'yla Eritre'nin de yardımını alan Miletli Aristogoros ve beraberindekiler Sart'a girmiş, sarhoş olarak ellerindeki meşalerle kenti ateşe vermiş, birçok bina ve tanrıça kibele tapınağı da yakılıp yıkılmıştır. Pers kralı, Sart'a yapılan hücum haberini alınca Batı Anadolu'ya hareket etti. Damadı Daurises de bir ordunun başında komutan olarak isyancıların üzerine gönderdi. Daurises isyancıları, onların yardımcılarını ve Kıbrıs'lıları yenilgiye uğrattı. Bu başarıdan sonra Çanakkale'ye yöneldi ve burada beş kenti zaptetti. Yolda Karya'lılarla İyon'luların birlikte haraket ettiklerini öğrenince de Karya yönüne döndü. Marasya (Çin Nehri) üzerinde çok şiddetli bir şekilde başlayan bir savaş sonucunda Karyalılar 10.000 Persler ise 2000 e yakın zayiat vermişlerdir.
Savaşı kaybeden Karya'lılar Labranda'ya çekildi. Yeni bir hareket şekli düşünürlerken Milet'lilerin savaş isteği haberi alındı. Karya'lılar tekrardan savaşmayı göze aldılarsa da, bu kez daha fazla ölü verdiler. Savaş isteğinde bulunan Milet'liler de çok ağır bir darbe yediler. Karya'lılar egemenliklerine çok düşkün olduklarından yenilgilerine rağmen savaşmaktan yılmamışlardı. Pedasa yolu üzerinde yürümekte olan Pers kuvvetlerini tuzağa düşürmüş, Daurises, Amorges, Sisimakos ve ordusunu perişan ettikten sonra geri çekilmişlerdi. Karya kralı Mausolos'un sağladığı bu başarı komşularınca sevinç ve övgüyle karşılanmıştır.
Karya ve Herodotos
Karya'da tarih İÖ 484-420 yıları arasında yaşamış ünlü tarihçi Heredotos'un yazmış olduğu Karya tarihi ile başlar. Buna göre Persler döneminde Karya'nın ünlü krallar soyu, İran yanlısı ve bağımlısı Milasa kentinin beyi Hissaldomos'la başlanmış, ölümüyle de Mausolos yönetimi devralmıştır.
I. Mausolos
I. Mausolos döneminde Karya'nın yönetim merkezi Milasa zengin mermer ocaklarına sahipti. Kent bu mermerleri yapılarda kullanıyor mimari eserler meydana getiriyordu. Aynı zamanda çevre kentler de bundan yaralanıyor hatta mermer ihraç ettiriyordu. Milasa kenti bu sayede zengin olmuş ve rafaha kavuşmuştu.
Ligdamis
Mausolos'un ölümünden sonra krallık Ligdamis'e geçti. Ligdamis pek başarılı olmasa da Karya'yı ortak bir yönetimde birleştirmeye çalıştı ve Persler'le ilişkileri yumuşatmayı başardı.
Artemisya
Ligdamis'in kızı Artemisya babasının ölümünden sonra O'nun yerine geçti. (İÖ 480) Perslerle daha yakın bir dostluk kurdu. Pers kralı Serhas'ın Atina ve Isparta'lılara karşı hazırlanan seferine kendi gemileriyle katıldı. Artemisya aklı ve kahramanlığıyla Serhas'ın takdirini ve güvenini kazandı.
Pisindel
İÖ 431 404 yılları arasında Pisindel'in krallığı döneminde Isparta'lılarla Atina'nılar arasındaki savaşta durumları kötü olan Atina'lılar para bulmak ve yardım almak için 12 gemiyi Karya göndermişlerdi. Fakat Menderes ovasında Nios kentine çıkıp ilerleyen ordunun büyük bir bölümü Karya'lılar tarafından yok edildi.
Ligdamis
Tarihçiler Ligdamis'in hükümdarlığı hakkında pek az bilgi verebilmişlerdir.
I. Ekotomni
Ligdamis'in ölümünden sonra İÖ 390 yıllarında Ekotomni'nin kral olduğu sanılıyor. İsyan eden Kıbrıs'lılara karşı savaşan Pers'lere yardım etmiş, Persler savaşı kazanınca Karya'nında itibarı yükselmişti. Ekotomni'nin II. Mausolos, İdriye ve Piksodaros adında üç oğluyla II. Artemisya ve Ada adlarında 2 kızı olmuştu.
II. Mausolos
Babası Ekotomni'nin (İÖ 377) ölmesiyle Kral olmuştur. Karya'ya mutlu ve parlak bir dönem yaşatmış, Halikanasos(Bodrum) mimari ve sanat eserleriyle zenginleştirmiştir. II. Mausolos çok gayretli ve egemenliğine çok düşkündü. O çağın en üstün uygarlığı Helen uygarlığıydı.Mausolos da Karya'lıları Helen gibi olmaya onlara benzetmeye çalışmıştır ancak erken ölümü (İÖ 353) bu düşüncelerini gerçekleştirmesine olanak tanımamıştır.
II. Artemisya
Artemisya ve Mausolos, Ektomni'nin çocuklarıydı. O dönemin Karya adetlerine göre iki kardeş birbiriyle evlenebiliyordu. Artemisya'da kardeşi Mausolos'la evlenmiş. Mausolos ölünce yönetime kendisi geçmişti. Bugün Londra Müzesi'nde bulunan ve zamanın yedi harikasından biri olan Mausoleum'u anıt mezar çok sevidiği kocasının anısına kızlarıyla birlikte yaptırdı. Kendisi ölünce aynı yere gömüldü(İÖ 351).
İdriye
II. Artemisya'nın ölmünden sonra kardeşi İdriye onun yerine başa geçip, küçük kız kardeşi Ada ile evlendi. Persler'e karşı uyumlu ve pasif bir politika yürüttü.
Ada
Kocası İdriye (İÖ 341) ölünce tahta geçti. Ancak 4 yıllık bir hükümdarlıktan sonra kardeşi Piksadaros Perslerle anlaşıp yönetimi ele geçirdi ve Ada'yı sürgüne gönderdi. Ada Halikarnasos'u terk ederek Alinda kentine sığındı. Büyük İskender bu yıllarda Karya topraklarında hızla ilerliyor, Karya kentlerini teker teker fetediyordu. Halikarnasos'da bunların arasındaydı. İskender buaraya gelince dostu olan Ada'yı geri getirip bütün Karya'nın yönetimini ona verdi.
Piksodaros
İdriye ölünce Piksodaros yönetimi ele alabilmek için kardeşi Ada'yı sürgün etmişti; fakat Piksodaros satraplık ünvanına sahip değildi. Bu nedenle Persler, Orontobates isminde birini yönetime yardımcı olarak gönderdi. Piksodaros istemeyerek yönetimde ortaklığı kabul etti. Piksodaros ölünce (İÖ 336) idare Persli Orontobates'e kaldı ve Orontobates satrap oldu.
Karya, Büyük İskender, Bergama ve Romalılar
İskender babasının ölümü olan İÖ 336 yılında yirmi yaşındayken kral olmuş, böylece gerek Asya, gerek Avrupa için yeni bir çağ başlamıştı. İÖ 334 yılında Makedon ve Yunan'lılardan oluşan ordusuyla Çanakkale Boğazı'nı geçerek Troya'ya ulaştı. Şehrin doğusunda, Granikos Nehri civarında Karacabey'de Pers ordusuyla karşılaşıp Daryus'u büyük bir yenilgiye uğratınca Anadolu'nun kapıları İskender'e açılmış oldu. Ülkenin büyük bir kısmı Ege sahiliyle birlikte fethedildi.
Pers egemenliğine son darbe ise İÖ 331 de vuruldu. Daryus kaçarak kurtulabildi. Daryus'un hazinelerini ele geçiren İskender'e Hindistan'a ulaşacak yollar açılmış oluyordu. İskender 323 yılında, 33 yaşında Babil kentinde öldü. Generalleri fethedilmiş toprakları aralarında paylaşırken çıkan anlaşmazlık yüzünden birbirleriyle savaşmaya başladılar. Bu karışık dönemde Bergama kralı I. Attalos güneye doğru ilerleyerek Karya'nın tamamını işgal etti.
İÖ 197 yılında V. Filip'le Romalılar arasındaki meydan savaşında Filip yenilince, Romalı komutan Asya'daki tüm Yunan şehirlerinin özgürlüklerine sahip olması gerektiğini söylemişti. Asya'ya yeni gelmiş Roma ordusu İÖ 190 yılında Manisa'daki meydan savaşında Suriye'li Antiodios'u yenince Karya ve Likya'nın yönetimi Rodos'kötü yönetimi İÖ 167'de Likya'lılar gibi Karya'lıların da ayaklanmasına neden oldu.Aynı zamanda Roma senatosu Karya ve Likya'nın bağımsızlıklarını ve özgürlüklerini kabul etti.
Bergama kralı III. Attalos İÖ 133'te krallığını Roma'ya miras bırakınca Anadolu'da Roma'nın varlığı kabul edilmiş oldu. Başarılı ve kimi zaman da başarısız süren Roma İmparatorluğu'nun Karya'daki egemenliği Bizans'ın doğuşuna kadar sürmüştür. İÖ birinci yüzyılda Roma'da iç savaşlar başlamıştı. İÖ 44'de Julius Cesar, İÖ 42'de Brutus ve Kassyus öldürüldü.
Bu tarihlerde Karya'da bulunan Antonius ve Kleopatra kış mevsimini geçirmek üzere Mısır'a dönmeye hazırlanırken Milas, Alabanda ve diğer bazı kentler ünlü hatip Milaslı İbrea'nın kışkırtmasıyla Roma'lılara baş kaldırarak muhafız kıtalarını yok etmişlerdi. Ancak sonradan Roma'laların fethettiğini Milas yakılmış yıkılmış ve perişan edilmiş, Alabanda halkının çoğu öldürülmüştü.